Özel Eğitim ve Zihinsel Engelli Çocuklar

Her çocuk bir diğerinden farklıdır. Her çocuğun kendine özgü bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal bir yapısı vardır. Bazı çocuklar bilişsel davranışlarda, duyuşsal motor özelliklerde, iletişim becerilerinde ve motor işlevlerde yetersizlik göstermektedir. Bu gelişim alanlarındaki bir ya da birden fazla yetersizlik çocuğu olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gelişim alanlarındaki yetersizliklerden dolayı olumsuz yönde etkilenen çocuklarda genel eğitim hizmetleri yetersiz kalmakta ve özel eğitim hizmetlerine gereksinim duyulmaktadır.

Özel Eğitim, ortalama öğrenci özelliklerinden önemli derece farklılaşan öğrencilere sağlanan bireysel olarak planlanmış ve bireyin bağımsız yaşama olasılığını en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen eğitim hizmetlerinin bir bütünü olarak ifade edilmektedir. Özel eğitim gerektiren, bir başka deyişle özel gereksinimli öğrenciler, zihin engelliler, öğrenme güçlüğü olanlar, duygusal ve davranış bozukluğu olanlar,bedensel yetersizliği olanlar,konuşma ve dil sorunlular, işitme engelliler, üstün zekalılar ve üstün yeteneği olan öğrenciler şeklinde gruplara ayrılmaktadır.

Zihin engelli çocuklar, engelli çocuklar içerisinde en popüler gruptur. Bununla birlikte bu çocukların toplum tarafından yeterince tanındığı söylenemez. Hatta bu çocuklara ilişkin bazı gerçek dışı önyargı ve inançlar vardır. Genellikle toplum içerisinde zihin engelli çocuklar homojen bir grup olarak düşünülmektedir. Üstelik zihin engelli denince akla ağır vakalar gelmektedir. Oysa zihin engelli çocuklar doğuştan getirdiği kalıtsal özelliklere, sağlanan tıbbi tedavi, eğitim ve çevre olanaklarına bağlı olarak kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar gösterirler. Bu farklılıklar içerisinde zihin engellilerin büyük bir bölümünü yaşıtlarından hafif derecede gerilik gösteren çocuk ve gençler oluşturmaktadır. Bunlar kolaylıkla farkına varılamazlar. Bu durumda gereksinim duydukları özel hizmet ve eğitim olanaklarından yararlanamazlar. Bu nedenle zihin engellilik durumunun tanımlanması önemli olmaktadır. Zihin engelliliğin ne demek olduğunu incelersek AAMR (American Assocation Mental Retardation) olarak bilinen komitenin “gerizekalılık” terimini kullanarak yaptığı tanım öne plana çıkmaktadır. “Geri zekâlılık, hâlihazırdaki işlevlerde gerilik göstermektir. Bu zihinsel işlevlerde önemli derecede normalaltı, bunun yanı sıra zihinsel işlevlerle ilişkili uyumsal beceri alanlarından (iletişim, özbakım, ev yaşamı, sosyal beceriler, toplumsal yararlılık, kendini yönetme, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceriler, boş zaman ve iş) iki ya da daha fazlasında sınırlılıklar gösterme durumudur. Gerizekalılık 18 yaşından önce ortaya çıkmaktadır.” Tanımdan da anlaşılacağı gibi zihin engelli bireylerin özel eğitim ihtiyaçları işlevsel akademik beceriler ve bağımsız yaşam becerileri üzerinde yoğunlaşmaktadır.

İşlevsel akademik becerilerde işlevsellikten amaçlanan öğretilecek bilgi ve becerilerin birey için günlük yaşamda, evde, toplumda ve çevrede işe yarar olması ve kullanılabilir olmasıdır. Bağımsız yaşam becerileri ise bireyin başkalarına bağımlı olmadan yaşamını sürdürmesi için gerekli olan becerileri içermektedir. Günlük yaşam becerileri, bağımsız yaşam becerileri kapsamında yer alan bireyin kendisi ve çevresi ile ilgili becerilerden oluşmaktadır. Günlük yaşam becerileri yiyecek hazırlama, depolama, yerleştirme, temizlik yapma, yemek pişirme, bulaşık yıkama, elbise yıkama, ütüleme, dikme, seyahat etme, satın alma, doktora gitme, marketten yararlanma gibi yaşamı sürdürebilmek için gerekli olan bütün işlevler ve ayrıca postane, banka gibi toplum kaynaklarını kullanmayı içermektedir. Zihin engelli birey, içinde yaşadığı toplumda, sürekli etkileşim içerisindedir. Zihin engelli birey kendisini ifade edebildiği ve kendi ihtiyaçlarını bağımsız olarak karşılayabildiği düzeyde toplum içerisinde bağımsız olarak yaşayabilmesi ve kabul görmesi söz konusudur. Bunun için bireyin günlük yaşam becerilerini kazanabilmesi gerekmektedir.

Normal çocuklar, anne-baba gibi modeller ya da onlara tanınan fırsatlar aracılığıyla gelişim evreleri içinde günlük yaşam becerilerini kazanabilmektedir. Buna karşın zihin engelli çocuklar, genellikle normal çocuklara tanınan fırsatlara sahip bulunamamaktadır. Çünkü aileler zihin engelli çocuğun günlük yaşam becerilerini nasıl kazanabileceğine ilişkin yeterli bilgiye sahip değildirler. Aileler zihin engelli çocukların bu tür becerileri yapmaları yerine genellikle onlar için kendileri yapmaktadır. Zihinsel yetersizlik kadar anne-baba ve çevrenin olumsuz tutumları ve sistemli yaşantılardan sağlanamaması, zihin engelli çocukların günlük yaşam becerilerini kazanabilmelerini etkileyebilmekte ve geciktirebilmektedir. Bu yüzden zihin engelli çocukların günlük yaşam becerilerini kazanabilmeleri özel birtakım düzenlemeleri gerektirmektedir.

Erdi Kanbaş
Özel Eğitim Uzmanı

Ahmet Musti

1964 yılında Trabzon iline bağlı Araklı ilçesinde doğdu. İlkokul, Ortaokul ve Lise eğitimini Araklı´da tamamladı. 1981 yılında İstanbul´a taşındı ve 1987 yılında evlendi. Bu evliliğinden birisi engelli olmak üzere 2 çocuğu dünyaya geldi. 1996 yılında, engelli çocukların haklarını korumak ve topluma kazandırmak için engelli aileleri ile birlikte Umut Işığı Engelli Çocukları Koruma ve Destekleme derneği kurdu. Halen bu dernekte aktif olarak çalışan ve dernek başkanlığını yürüten Ahmet Musti, aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren İSKİ´de Afet Uzmanı olarak görevine devam etmektedir.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın